Kalp-damar sağlığının korunması yaşamsal bir öneme sahiptir. Dünyada ve ülkemizde en başta gelen ölüm nedeni olan kalp-damar hastalıkları, toplum sağlığını ciddi şekilde tehdit etmektedir. Kalbimizin yaşı, biyolojik yaşımızdan tamamen farklı olabilir. Bu gerçeği öğrenmenin en etkili yollarından biri, kalp-damar hastalıklarına yönelik kardiyovasküler riskin profesyonel yöntemlerle hesaplanmasıdır.
Hipertansiyon, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, şişmanlık ve hareketsiz yaşam tarzı, kalp-damar sağlığını tehdit eden en önemli risk faktörleridir. Bu faktörlerin büyük bir bölümü, doğru adımlarla ortadan kaldırılabilir niteliktedir. Değiştirilebilir risklerin azaltılması ve sağlıklı bir yaşam tarzının benimsenmesi, kalbin yaşlanma sürecini belirgin şekilde yavaşlatmakta ve bu hastalıklara bağlı can kayıplarını azaltmaktadır.
Kalp-damar hastalıklarından korunmada artık sadece tek bir risk faktörüne odaklanmak yerine, tüm faktörlerin bir arada ele alındığı bütüncül bir tedavi yaklaşımı büyük önem kazanmaktadır. Kalbimizi genç tutmak için yeterli çabayı gösterdiğimiz takdirde, erken yaşta yaşanan kalp-damar kaynaklı kayıpların sayısını çarpıcı biçimde azaltmak bizim elimizdedir.